Hazret-i Ebû Bekr zamânýnda, beytülmâl (devlet hazînesi) emîni (vazîfelisi) olan hazret-i Ömer, âyet-i kerîme ve hadîs-i þerîf okuyarak müellefe-i kulûb olanlara zekât verilmesini Resûlullah nesh eylemiþtir, kaldýrmýþtýr, dedi. Halîfe ve Eshâb-ý kirâmýn hepsi bunu kabûl ettiler; artýk bunlara zekât verilmemesi için icmâ, söz birliði hâsýl oldu. Nesh, Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem zamânýnda olur. Ýcmâ ise, Peygamber efendimizin vefâtýndan sonra olur. Ýslâmiyet'e yardým için, düþmanýn zararýný önlemek için onlara mal, para her zaman ödenir. Fakat beytülmâlin zekât bölümünden deðil, baþka bölümünden ödenir. Görülüyor ki, müellefe-i kulûb denilen kimselere ödeme yapýlmasý yasak edilmemiþ, onlara zekât verilmesi yasak edilmiþtir. (Ýbn-i Âbidîn)
|