Ma'siyet, insaný küfre sürükler. (Hadîs-i þerîf-Mektûbât-ý Ma'sûmiyye)
Nefse sükûnet ve kalbe ferahlýk veren iþ, iyi iþtir. Nefsi azdýran, kalbe heyecan veren iþ ma'siyettir. (Hadîs-i þerîf-Mektûbât-ý Ma'sûmiyye)
Ýyiler de, kötüler de, iyilik yapar. Fakat yalnýz sýddîklar (iyiler), ma'siyetten sakýnýr. (Ýmâm-ý Rabbânî)
Ma'siyet yapýnca, hemen tövbe etmelidir. Gizli iþlenen günâhýn tövbesi gizli, açýk iþlenen günâhýn tövbesi de açýk olur. Tövbeyi geciktirmemelidir. (Ma'sûm-i Fârûkî)
Ma'siyete tövbe etmemek, bu günâhý yapmaktan daha kötüdür. (Ca'fer bin Sinân)
Her izzet ve her nîmet, Allahü teâlâya itâat ve ibâdet etmekten; her kötülük ve sýkýntý da, ma'siyetten hâsýl olur. Herkese dert ve belâ, günâh yolundan gelir. Râhat ve huzûr da, itâat yolundan gelmektedir. (Ahmed bin Yahyâ Münîrî)
Ýnsanýn günâhýndan korkmasý, tâat; korkmamasý ise, ma'siyettir. En büyük günâh, bir ma'siyetin ma'siyet olduðunu bilmemektir. Bundan daha kötüsü, ma'siyet olan bir þeyi, tâat, Allahü teâlânýn beðendiði þey olarak bilmektir. Onun için dînî bilgileri lâzým olduðu kadar mutlaka öðrenmelidir. (Ahmed bin Âsým Antâkî)
|