Alev iki kýsýmdýr. Biri zulmânî (karanlýk) ikincisi nûrânî. Zulmânî olandan cin, nûrânî olandan ise melekler yaratýlmýþtýr. Ýnsanlar toprak maddelerinden yaratýldýðý hâlde, Allahü teâlâ bu maddeleri, organik ve organize hâle, et ve kemiðe çevirdiði gibi, melekler ve cinde alev þekli deðiþerek, onlara mahsûs latîf, her þekle dönebilen bir hâle gelmiþtir. (Abdülhakîm bin Mustafâ)
Ýmâm-ý Kastalânî, zamânýndaki insanlarýn en nûrânî yüzlüsü olup, uzun boylu idi. Kur'ân-ý kerîmi, on dört rivâyet üzere çok güzel okurdu. Okumasýndan en katý kalbli kiþilerin kalbi yumuþar, dayanamayýp gözyaþý dökerlerdi. (Abdülvehhâb-ý Þa'rânî)
|