Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Ey îmân edenler! Muhakkak ki; hahamlardan ve râhiplerden bir çoðu, bâtýl sebeplerle, insanlarýn mallarýný yerler ve onlarý Allah'ýn yolundan alýkorlar. Altýný ve gümüþü yýðýp ve biriktirip de onlarý Allah yolunda harcamayanlara pek acýklý bir azâbý müjdele. (Tevbe sûresi: 34)
Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselâma Tevrât kitabýný (yazýlý emirleri) verdiði gibi, bâzý ilimleri yâni sözlü emirleri de verdi. Mûsâ aleyhisselâm bu ilimleri Hârûn ve Yûþâ (aleyhimesselâma) bildirdi. Bunlar da kendilerinden sonra gelen peygamberlere bildirdiler. Bu bilgiler nesilden nesile yâni hahamlardan hahamlara nakledildi. Bunlara zamanla yahûdîlerin âdetleri, kânun müesseseleri, hahamlarýn bir mevzûdaki tartýþmalarý ve þahsî görüþleri de karýþtýrýldý. Böylece hahamlarýn þahsî görüþ ve münâkaþalarýný ifâde eden bilgiler yahûdî kitablarýna girdi. Yahûdî hahamlarýndan Akilos bunlarý topladý ve kýsýmlara ayýrdý. Talebesi haham Meir bunlara ilâveler yaparak basitleþtirdi. Daha sonraki hahamlar bu rivâyetlerin te'lifi (birleþtirilmesi) ve toplanmasý için çeþitli usûller ve þartlar koydular. Böylece pekçok rivâyetler ve kitaplar ortaya çýktý. (Harputlu Ýshâk Efendi)
|