Saf sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). On dört âyet-i kerîmedir. Dördüncü âyet-i kerîmede mü'minlerin saf saf olup Allah yolunda savaþtýklarý anlatýldýðý için Sûret-üs-Saf denilmiþtir. Sûrede; insanlarýn yapamayacaklarý þeyler hakkýnda söz vermelerinin kötülüðü, düþman karþýsýnda azimle cihâd edenlere karþý Allahü teâlânýn muhabbeti, Ýslâmiyet'i kabûl etmeyenlerin kötülenmesi, Allahü teâlânýn dînini koruyacaðý, en hayýrlý iþin îmân ve Allah yolunda cihâd etmek olduðu, bildirilmektedir. (Ýbn-i Abbâs, Râzî, Taberî, Kurtubî)
Allahü teâlâ Saf sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Ey mü'minler! Allahü teâlânýn (dînini yaymakta O'nun Resûlüne) yardýmcý olunuz. Nitekim Meryem oðlu Îsâ aleyhisselâm, havârîlere; "Allahü teâlânýn dînini yaymakta kimler bana yardýmcýdýr?" demiþti. Havârîler de; "Biziz, Allahü teâlânýn dîninin yardýmcýlarý" demiþlerdi... (Âyet: 14)
Müþrikler istemese de, Ýslâm dînini diðer bütün dinlerden üstün kýlmak için resûlü Muhammed'e (aleyhisselâm sebebi hidâyet olan) Kur'ân ve Ýslâm dîni ile birlikte gönderen Allahü teâlâdýr. (Âyet: 9)
Kim Saf sûresini okursa, Îsâ aleyhisselâm ona duâ eder. Dünyâda kaldýðý müddetçe onun için istigfâr (tövbe) eder, kýyâmet günü onun arkadaþý olur. (Hadîs-i þerîf-Envâr-üt-Tenzil ve Esrâr-üt-Te'vîl)
|