Hâricîler, müteþâbihâtý (birkaç mânâ çýkarýlabilen delilleri) te'vil ediyorlar. Yâni bâzý âyet-i kerîmelere ve mütevâtir olan (yalan üzerinde birleþmesi mümkün olmayan topluluklar tarafýndan bildirilen) hadîs-i þerîflere açýk ve meþhûr olmayan mânâlar veriyorlar. Hâricîler gibi þüpheli delilleri yanlýþ te'vil edenlere, müctehîd olan fýkýh âlimleri kâfir demediler. Fakat âsî (günahkâr), bid'at ehli ve sapýk olduklarýný söylediler. (Ýbn-i Âbidîn)
Hâricîlerin temel görüþ ve düþünceleri þöyle özetlenebilir: Hazret-i Osman, hazret-i Ali, Amr bin Âs, Ebû Mûsâ el-Eþ'arî, hazret-i Âiþe, Talhâ, Zübeyr (r.anhüm) ile Sýffîn muhârebesinde hakemlerin hükmüne râzý olanlarý kâfir bilirler. Büyük günâh iþleyen kâfirdir diyerek böylelerinin ebedî cehennemlik olduðunu söylerler. Zâlim imâma (devlet baþkanýna) karþý çýkmayý vâcib sayarlar. (Abdülkâhir Baðdâdî)
|