Kýyâmet günü eshâbýmdan herbiri, kabirlerinden kalkarken, vefât ettiði memleketin bütün mü'minlerinin önlerine düþerek ve onlarý nûr ve ýþýk saçarak Arasât meydanýna götürür. (Hadîs-i þerîf-Tirmizî)
Kýyâmette herkes Arasât meydanýnda elli mevkýfte (yerde) durdurulur. Her mevkýfte bin sene kalýrlar. (Kadýzâde Ahmed Efendi)
Arasât meydanýnda meþakkat (zorluk) ve sýkýntýda olanlar, kâfirler ile fâsýklardýr (günahkârlardýr). Onlarýn hâlleri çok korkunç olup, güneþ baþlarýna bir mil kadar yakýn gelir. Herkes günâhý kadar terler. Kimi dizine, kimi boðazýna, kimi tepesine kadar ter içine gömülürler. (Ýmâm-ý Birgivî)
Üzüntü ve piþmânlýk ve kendine yanmaktan,
Bir hasrettir yükselir, Arasât meydanýndan,
Anne, gözünün nûru evlâdýný tanýmaz,
Kardeþ, ciðer pâresi kardeþini aramaz.
(Mevlânâ Muhammed Rebhâmî)
|