Îmân; Peygamber efendimizin Allahü teâlâdan getirdiklerinin hepsini kalb ile tasdîk, dil ile ikrâr etmek, söylemektir. (Ýmâm-ý a'zam)
Haram iþlememek ve bütün ahkâm-ý Ýslâmiyyeyi (Ýslâmiyet'in hükümlerini) yerine getirmek, çok kolaydýr. Kalbi bozuk olana güç gelir. Evet, birçok iþler vardýr ki, saðlam insanlara kolaydýr. Hastalara ise güçtür. Kalbin bozuk olmasý, þerîate (Ýslâmiyet'e) tamam inanmamasý demektir. Bu gibi insanlar inandým dese de, hakîkî tasdîk deðildir. Laf ile tasdîktir. Kalbde hakîkî tasdîkin, doðru îmânýn bulunmasýna bir alâmet, Ýslâmiyet'e uymak, emirleri yaparken kolaylýk duymaktýr. (Ýmâm-ý Rabbânî)
Bu dünyâ nîmetleri geçici ve aldatýcýdýr. Bugün senin ise, yarýn baþkasýnýndýr. Âhirette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyâda iken kazanýlýr. Bu birkaç günlük hayat, eðer dünyâ ve âhiretin en kýymetli insaný olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi olarak geçirilirse, ebedî seâdet, kurtuluþ umulur. Yoksa O'nu tasdîk edip, tâbi olmadýkça, her þey boþunadýr. O'na uymadýkça her yapýlan hayr, iyilik, burada kalýr, âhirette ele birþey geçmez. (S. Abdülhakîm Arvâsî)
|