1. "Ýki azîz (velî)" mânâsýna Ýslâm âlimlerinin ve evliyânýn büyüklerinden Ali Râmitenî hazretlerine verilen lakab.
Bir defâsýnda Ali Râmitenî hazretlerinin evinde iki-üç gün yiyecek bir þey bulunmadý. Evdekiler ve misâfirler açlýk sebebiyle çok üzüldüler. O sýrada Ali Râmitenî hazretlerinin talebelerinden yiyecek satan bir genç ikrâm olarak bir þeyler getirdi. Bu nâzik anda gelen yiyeceklerden Ali Râmitenî hazretleri çok memnun oldu, yiyecekleri ev halkýna ve misâfirlerine ikrâm ettikten sonra o talebesini çaðýrdý ve; "Getirdiðin bu yiyecekler sýkýntýlý bir ânýmýzda imdâdýmýza yetiþti. Sen de bizden ne murâdýn varsa iste. Çünkü hâcet kapýsý þu anda açýktýr." buyurdu. Talebe de; "Efendim ilimde ve evliyâlýkta size benzemek istiyorum." dedi. Ali Râmitenî hazretleri; "Aðýr bir iþ arzu ettin. Bunun yükünü kaldýramazsýn." buyurdu. Genç ise; "Tek murâdým evliyâlýkta aynen size benzemektir." dedi. Bunun üzerine Ali Râmitenî hazretleri ona teveccüh etti, kalbini mânevî bakýþlariyle temizledi Genç, Allahü teâlânýn izniyle Ali Râmitenî hazretlerinin derecesine kavuþtu. Bu hâle kýrk gün dayandý, sonra vefât etti. Ona bir anda kendi mânevî makamlarýný verip kendisi gibi yaptýðý için, iki azîz mânâsýnda kendisine Azîzân ismi verildi. (Molla Câmi, Muhammed Hânî)
2. Büyükler, evliyâ.
Birisiyle oturup kalbin toparlanmazsa
Kalbindeki dünyâ düþüncesini senden almazsa
Onun ile sohbetten etmez isen teberrî (uzak durma)
Sana yardýma gelmez azîzândan hiçbiri.
|