Siz emniyet içinde meclislerde oturursunuz. Ýhâneti yalnýz altýn ve gümüþte aramayýn. En büyük ihânet, kendisine güvenilerek yanýnda konuþulan sözleri ilgili kimselere götürmektir. (Hasen-i Basrî)
2. Ýsyân etmek, karþý gelmek.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Ey îmân edenler! Allahü teâlâya ve Peygamberine ihânet etmeyin. Sonra bile bile kendi emânetlerinize ihânet etmiþ olursunuz. (Enfâl sûresi: 27)
Hükümete ihânet edene, Allahü teâlâ ihânet eder. (Hadîs-i þerîf-Nebras)
3. Küçük düþürmek, tahkîr etmek, hafife almak.
Bid'at sâhibine ihânet edeni Allahü teâlâ kýyâmet gününün korkusundan korur. (Hadîs-i þerîf-Fetâvâl-Haremeyn)
Fâsýk (günâhkâr) kimse, âlim olsa da imâm yapýlmasý mekrûh olur. Çünkü, Ýslâmiyete uymakta gevþek davranýr. Buna ihânet vâcip olur. (Tahtâvî)
|