Dört mezheb imâmýnýn ve bunlarýn yetiþtirdiði büyük âlimlerin bir hadîs-i þerîfi görmemelerine imkân ve ihtimâl yoktur. Onlardan hiçbirinin bir hadîs-i þerîfe uymamasý bu hadîsin mensûh veya tevili, îzâhý olduðuna icmâ hâsýl olur. (Senâullah Dehlevî)
Mezheb imâmýnýn bildirdiði bir meseleye muhâlif bir hadîs-i þerîf görülürse, bunu mezheb imâmý veya talebesi olan müctehidler görmüþ olup, mesûh olduðu veya delîli noksan olup, sýhhati (doðruluðu) sâbit olmadýðý bilinmeli. Bu meselenin baþka sahîh hadîsten alýnmýþ olduðu düþünülmelidir. (Dâvûd bin Süleyman)
Ehl-i sünnet âlimleri, Kur'ân-ý kerîmdeki muhkem (hüküm bildiren), müteþâbih (mânâsý kapalý), nâsih (hükmü kaldýran) ve mensûh âyet-i kerîmeleri ayýrmýþlardýr. Mukallid olanlarýn bu hususta müctehid imâmlara tâbi olmalarý lâzýmdýr. (Ýbn-i Hümâm)
|