"Bismillâhi Allahü ekber" diyerek deveden baþka hayvanýn boðazýnýn herhangi bir yerinden zebh edilir. Bismillâhi derken (h)yi belli etmek lâzýmdýr. Belli edince Allahü teâlânýn ismi olduðunu düþünmek lâzým olmaz. (h)yi açýkça belli etmezse, Allahü teâlânýn ismini söylediðini düþünmek lâzýmdýr. Bunu da düþünmezse, hayvan leþ olur. Yemesi helâl olmaz. (Ýbn-i Âbidîn)
Deve kesmekte sünnet olan nahrdýr (damarlarý boynun alt tarafýndan, göðsün bitim yerinden kesmek). Sýðýr cinsi, ganem (koyun) ve tavuk gibi zebh olunur. Deveyi zebh ve sýðýrý ve koyunu nahr etmek mekrûhtur. (Fetâvây-i Hindiyye)
Hayvanýn boðazýnda merî denilen yemek borusu, hulkûm denilen hava borusu ve evdâc denilen iki yanda birer kan damarý vardýr. Zebh ve nahrda bu dört borudan üçü bir anda kesilmelidir. Zâbihin (kesenin) kýbleye dönmesi sünnettir. (M. Zihni Efendi, Ýbn-i Âbidîn)
Eti helal olan hayvanlardan boynu uzun olanlarýn hepsi nahr, boynu kýsa olanlarýn hepsi zebh edilir. (Ýbn-i Âbidîn)
Zebh edilmeksizin ölen hayvan, meyte (leþ) olduðu gibi dînin bildirdiði þekilde zebh edilmeyip de boðulmak ve baþý koparýlmak yâhut beyni üzerinde tokmak vurulmak veya kulak tozuna þiþ saplanmak þeklinde öldürülen hayvan dahi meyte (leþ) demektir. (M. Zihni Efendi)
|