Gecenin on iki kýsmýndan bir kýsmýný (bir saat kadar) ihyâ etmek (ibâdetle geçirmek), bütün geceyi ihyâ etmek olur. Yaz ve kýþ geceleri için hep böyledir. (Ýmâm-ý Nevevî)
Fýkýh kitablarýnda saat demek, bir miktâr zaman demektir. (Mahmûd bin Muhammed Buhârî)
Ýkindi namazýndan sonra öyle bir saat vardýr ki, o vakitte, amellerin en iyisine yapýþmak gerektir. O saatte amellerin en iyisi muhâsebedir. Muhâsebe; gece ve gündüzün bütün saatleri içinde, insanýn yaptýklarýný gözden geçirmesi, ibâdet ve günâhtan payýna düþenleri ayýklamasý, iyiliklerine þükr, kötülüklerine tövbe, istiðfâr etmesidir. (Ali bin Hüseyin)
2. Kýyâmet.
Kur'ân-ý kerîmde meâlen buyruldu ki:
Bilakis sâat onlara asýl vâd edilendir ve o sâat cidden çok zor ve acýdýr. (Kamer sûresi: 46)
Sana sâatten onun ne zaman gelip çatacaðýndan soruyorlar. De ki: Onun ilmi ancak Rabbimin katýndadýr. Onun vaktini O'ndan baþkasý açýklayamaz. O göklere de yere de aðýr gelmiþtir. O size ansýzýn gelecektir. (A'râf sûresi: 187)
|