Kýzdýðý zaman istediðini yapabilecek bir mü'min kimse, kýzmazsa, Allahü teâlâ kýyâmet günü onu herkesin arasýnda çaðýrýr; "Cennet'te istediðin hûrînin yanýna git" der. (Hadîs-i þerîf-Et-Tâc)
Cennet'e girdim. Bir köþk gördüm. Ýçinde bir hûri gördüm; "Sen kimin içinsin?" dedim. Ömer bin Hattâb için yaratýldým!"dedi. (Hadîs-i þerîf-Buhârî ve Müslim)
Cennet'in güzel kokusu, beþ yüz yýllýk yoldan alýnýr. Cennetliklerin, Cennet'te þimþekten at ve develeri vardýr. Yularlarý, eðerleri, heybeleri, kýzýl yâkuttandýr. Bunlara binerek birbirlerini ziyâret ederler. Âileleri hûrîlerdir. Hûrîler ise, dizilmiþ inciler gibidir... Allahü teâlâ huylarýný her türlü kötülükten temizlediði gibi, sümkürmek, abdest bozmak ve benzeri hallerden de bedenlerini arýndýrmýþtýr. Bu gibi hâllerde kendilerinden misk gibi kokular çýkar. (Hasen-i Basrî)
Can vermek acýsý dünyâ acýlarýnýn hepsinden daha acýdýr. Fakat, âhiret azâblarýnýn hepsinden daha hafiftir. Mü'min, rûhunu teslim edeceði vakit, rahmet meleklerini, Cennet hûrilerini görür. Onlarý görmenin zevki ile can verme acýsýný duymaz. Rûhu, tereyaðýndan kýl çeker gibi, kolay çýkar. Nîmetlere kavuþur. (Abdülhakîm-i Arvâsî)
|