Allahü teâlâ Kur'ân-ý kerîmde meâlen buyuruyor ki:
... Þüphesiz ki, Allahü teâlâ Gafûrdur, Rahîmdir. (Zümer sûresi: 53)
... Ben ziyâdesi ile tövbe kabûl edici ve Rahîmim. (Bekara sûresi: 53)
Þeytan; "Allahü teâlâ Rahîm'dir, affeder" diyerek insaný günâh iþlemeðe sürükler. (Ýmâm-ý Rabbânî)
Allahü teâlâ, âhirette dostlarýný yâni mü'minleri Rahîm sýfatýyla, keremiyle, ihsânýyla, Cennet'e ve cemâline kavuþturur. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Her kim her gün yüz kerre Rahîm ism-i þerîfini söylerse, kalbinde rikkat ve mahlûkâta karþý merhamet peydâ olur. (Yûsuf Nebhânî)
2. Günahkâr müslümanlara âhirette çok acýyýcý mânâsýna Resûlullah efendimizin sýfatlarýndan.
Kur'ân-ý kerîmde meâlen buyruldu ki:
Andolsun ki, size kendinizden öyle bir peygamber gelmiþtir ki, sizin sýkýntýya uðramanýz O'na çok aðýr gelir. Çünkü O, size çok düþkün, mü'minlere karþý raûf (þefkatli) ve rahîmdir. (Tevbe sûresi: 128)
Biz delikanlý, yaþça birbirimize yakýn bir takým gençler, Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) geldik de O'nun yanýnda yirmi gece kaldýk. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) rahîm ve refîk (yumuþak, kibar, nâzik) idi. Âile efrâdýný özlediðimizi anlayýnca, bize âilelerimizden kimleri býraktýðýmýzý sordu. Biz de kendisine haber verdik. Bunun üzerine: "Âilelerinizin yanýna dönün de onlarýn arasýnda kalýn! Hem onlara öðretin! Kendilerine emir verin! Namaz vakti gelince içinizden biriniz size ezân okusun; sonra en büyüðünüz size imâm olsun" buyurdu. (Mâlik bin Huveyris-Müslim)
|