"Ey îmân edenler. Allah'a baðlanýnýz ve sâdýklarla berâber olunuz" meâlindeki âyet-i kerîmede râbýtaya iþâret vardýr. (Mevlânâ Hâlid-i Baðdâdî)
Râbýta, feyz veren kâmil zâtýn teveccühüyle birleþecek olursa, nûr üstüne nûr meydana gelir. (Tâceddîn Sübkî)
Bir insanýn hiç görmediði kimsenin þeklini, sûretini yalnýz iþitmekle, okumakla öðrenerek, hayâline getirmesi çok zordur. Onun kendisi deðil, baþkasý görünür. Bunun için, Resûlullah'a râbýta yapýlmaz. Çünkü baþkasýnýn Resûlullah olduðuna inanmak küfür olur. Evliyâya râbýta yapmakta bu mahzûr yoktur. (Ýbrâhim Fasîh)
Râbýtasýz yapýlan zikr (Allahü teâlâyý anma) insaný ilerletmez. Zikirsiz râbýta ilerletir. Râbýta her iþte yardýmcýdýr. Zikirde yardýmý ise pekçoktur. Allahü teâlânýn evi olan kalbi, nefsin pisliklerinden ve þeytanýn aldatmasýndan temizler. (Muhammed Hânî)
Râbýta, kalbin Allahü teâlâdan baþka þeyleri sevmekten, onlarý düþünmekten kurtulmasýna vesîle olur. (Ýmâm-ý Rabbânî)
|