Allahü teâlâ Kur'ân-ý kerîmde meâlen buyuruyor ki:
(Ey Habîbim! Þimdi biz) sana o Eshâb-ý Kehf'in haberini (ibretli kýssasýný) doðru olarak anlatalým. Onlar, Rablerine (Allahü teâlâya) îmân eden genç yiðitlerdi. Biz onlarýn hidâyet (îmân ve basîretlerini) ve sebatlarýný artýrmýþtýk. (Kehf sûresi: 13)
Eshâb-ý Kehf, Mehdî'nin yardýmcýlarý olacaktýr ve Îsâ (aleyhisselâm) bunun zamânýnda gökten inecektir. (Hadîs-i þerîf-Alâmet-ül-Mehdî)
Eshâb-ý kirâmý sevmek, onlara baðlý olmak, insanlar içinden beðenilmiþ, süzülüp ayrýlmýþ olan bu çok kýymetli tabakanýn hayat tarzlarýna imrenip onlar gibi olmaya özenmek, Allahü teâlânýn en büyük nîmetidir. (Eyyûb bin Sýddýk)
Eshâb-ý kirâmýn herbirini büyük ve üstün bilmek, hepsine iyi gözle bakmak, herbirinin âdil ve sâlih (iyi) olduðuna inanmak lâzýmdýr. Hiç birine dil uzatmamak, lânet etmemek, düþmanlýk etmemek ve bir kýsmýný sevmek için baþka sahâbîlere düþman olmaktan sakýnmak lâzýmdýr. (Tâhir-i Buhârî)
|